Darwin’in 19. yüzyılda,
büyük bir teknolojik ve bilimsel yoksunluk döneminde ortaya
attığı evrim teorisi, günümüz bilimsel bulgularıyla tam anlamıyla
geçersiz durumdadır. Ard arda elde edilen bilimsel gerçekler,
yaşamın olağanüstü bir kompleksliğe dayandığını, çok hassas
düzenlemeler ortaya koyduğunu göstermiştir. Bu durum, evrimcilerin
hayali evrimleştirici mekanizmalarının canlılar üzerinde dönüşüm
sağlayıcı herhangi bir etkisinin olamayacağını göstermiş ve
bu canlıların açıkça yaratılmış olduklarını delillendirmiştir.
Yaratılış gerçeğini kanıtlayan bu gelişmeler karşısında Darwinistler
artık teorilerini savunamaz hale gelmişlerdir.
RADİKAL GAZETESİ
YAZARI SAYIN TÜRKER ALKAN'IN
DARWINİZM HAKKINDAKİ YANILGILARINA
CEVAP
23 Ağustos 2005 tarihli "Tanrı ve Bilim" isimli
köşe yazısındaki ciddi yanılgılara ve çelişkili mantık örgülerine
cevap
Türker Alkan'ın 'İnsan bir makinedir' yanılgısına cevap
Türker Alkan'ın Yanlış anlamalarına cevap
26 Temmuz 2003 tarihli "Tanrı Evreni Niye Yarattı"
başlıklı makalesindeki bazı hatalı
görüşlere cevap
11 Temmuz 2003 tarihli "Bilim ve Tanrı" başlıklı
yazısındaki yanılgılara cevap
14 Mayıs 2002 tarihli "Biz kimiz şimdi" başlıklı
yazısındaki bazı önemli yanılgılara cevap
28 Mayıs 2000 tarihli "Konuşan Hayvanlar" başlıklı
yazısıdaki yanılgılara cevap
RABBİMİZ'İN
ADI ALLAH'TIR
Allah, Kuran'da inkar edenlerin
sürekli olarak insanları Allah'a iman etmekten, O'nun
yoluna uymaktan ve O'nu anmaktan uzaklaştırmak için
çeşitli yollara başvuracaklarını ve bunun için tüm imkanlarını
seferber edeceklerini haber vermiştir:
Gerçek şu ki, inkar edenler,
(insanları) Allah'ın yolundan engellemek için mallarını
harcarlar; bundan böyle de harcayacaklar. Sonra bu,
onlara yürek acısı olacaktır, sonra bozguna uğratılacaklardır...
(Enfal Suresi, 36)
Bu aleyhteki çaba kimi zaman açık
yöntem ve metotlarla yürütülürken, kimi zaman da gizli
taktikler uygulanabilir. Ama hedef her zaman aynıdır:
Allah'ın adının anılmasını engellemek, bu yolla insanları
din ahlakından uzaklaştırmak. .
PAUL KAMMERER'IN GERÇEK HİKAYESİ
VE MİNE KIRIKKANAT'IN YANILGILARI
Radikal gazetesi köşe yazarı Mine Kırıkkanat,
21 Nisan 2004 tarihli yazısında, bilim sahtekarlığı tarihinde
tartışmalı bir hikayeye sahip olan Paul Kammerer'i[*] anlatıyordu.
Kammerer, yaptığı deneylere dayanarak, yaşam boyu kazanılmış
özelliklerin sonraki nesillere aktarılabileceğini iddia
eden, böylelikle Lamarckizm'i tekrar gündeme getirmiş olan
Avusturyalı bir biyologdu. Bilim dünyasında çeşitli tartışmalara
yol açan Kammerer, deneyinde sahtekarlık yapıldığı ortaya
çıktıktan kısa bir süre sonra yaşamına son vermişti.
VAHİY KONUSUNDAKİ
YANILGISI
Radikal gazatesi köşe yazarı Mine Kırıkkanat,
2 Kasım 2003 tarihli "Yeti'den Seti'ye" başlıklı
yazısında, dini ve dinin temeli olan vahyi hedef alan bir
yazı yazdı. Sayın Kırıkkanat, materyalistlerin 18. yüzyıldan
bu yana savundukları basmakalıp "din-bilim çatışması"
klişesini tekrarlıyordu.
Peki acaba Sayın Kırıkkanat, bu iddiasına
kanıt olarak neyi gösteriyordu? Bilimle vahiy ilişkisi hakkında
kapsamlı bir inceleme yapıyor veya böyle bir incelemeyi referans
mı gösteriyordu?
Hayır. Sayın Kırıkkanat tek bir marjinal
örnek alıp onun üzerinde demagoji yapıyordu. Verdiği tek "kanıt",
İngiltere'deki bir Hristiyan tarikatının, Ölü Deniz'le ilgili
bir Tevrat kehanetini mantıksız bir biçimde yorumlamasıydı.
POZİTİVİST YANILGISI:
"BİLİM VE DİN ÇATIŞMASI"
Sayın Kırıkkanat, "Rasyonel bilimin
her yeni adımı bir din tabusunu yok ediyor" diye yazmakta
ve bu iddianın üzerine detaylı bir argüman inşa etmektedir.
Oysa yanılmaktadır. Yanılgısı, dinin bilimle
çatışma halinde olduğu, bilim ilerledikçe dinin gerileyeceği
şeklindeki 19. yüzyılda ortaya atılmış ilkel pozitivist dogmayı
hala geçerli sanmasındadır. Oysa bilimsel literatürü yakından
inceleyen biri söz konusu şablonun çok yanlış olduğunu ve
bunun açıkça ortaya çıktığını kolaylıkla görecektir.
EVRİM TEORİSİ HAKKINDAKİ YANILGILARI
Radikal gazetesi eski yazarı Mine G. Kırıkkanat'ın,
12 Mart 2001 tarihinde "İnsanlar ve hayvanlar"
başlıklı bir yazısı yayınlandı. Kırıkkanat, söz kosunu yazısında,
Darwinizm'i savundu. Yazısındaki yanılgılar Darwinizm'i
bilimsel delillerinden çok ideolojik bir bağlılıkla savunduğunu
ortaya koydu. Burada, Kırıkkanat'ın Darwinizm hakkındaki
yanılgılarına yer verilecektir.
Radikal
gazetesi genel yayın yönetmeni İsmet Berkan, 30 Ekim 2004
tarihli köşesinde ve 'İnsanın tarihine yeni bir halka' başlığı
altında, Homo floresiensis (Flores Adamı) fosil bulgusunu
yorumladı. Sayın Berkan'ın bu konuda iki önemli yanılgı ortaya
koyduğu görülüyordu. Birincisi, Flores Adamı'ndan 'insana
benzeyen ama insan olmayan canlı' olarak söz etmesi, ikincisi
ise bu bulgu karşısında, insanın özgünlüğü ile din ve ahlak
arasındaki ilişki açısından ortaya koyduğu yanlış anlama idi.
Sayın Berkan'ın yanılgılarını cevaplamaya
geçmeden önce, 'insana benzeyen ama insan olmayan canlı' nitelemesiyle
oluşan bilgi yanlışını gidermede fayda bulunmaktadır. Flores
Adamı bulgusunu ele geçiren ve Nature dergisinde tanımlayan
bilim adamlarının, bu canlının 'insan olmadığı' gibi bir ifade
veya iddiaları bulunmamaktadır. Örneğin, Nature dergisinin
haber servisi, bulguyu 'A species of tiny human has been discovered
(Küçükçe bir insan türü keşfedildi)' ifadesiyle haber vermekle
Flores Adamı'ndan insan olarak söz etmiştir1. Zaten Sayın
Berkan'ın bu konudaki yanlışını en başta, fosilin ismi göstermektedir.
Homo floresiensis ismindeki 'Homo', 'insan' demektir.
'İnsana benzeyen ama insan olmayan canlı'
nitelemesi; 'otomobile benzeyen ama otomobil olmayan araç'
ya da 'pastaya benzeyen ama pasta olmayan tatlı' gibi, belirsiz
bir ifadedir. Bir bilimsel konuya yaklaşımda ise en zararlı
şey, şüphesiz, belirsizliktir.
ALLAH'IN YARATMAK İÇİN TASARIM YAPMAYA İHTİYACI YOKTUR
'Tasarım' ifadesinin doğru anlaşılması önemlidir. Allah'ın kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, yerlerin ve göklerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir.
Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir.
Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)